Kategorilerim>

Ana Sayfa Arsiv

Son Yazilar

ARKADAŞ17 AĞUSTOSKÜÇÜK ADAMDolunayBİR GÜZEL SEVDİMSENSİZ VE DE SESSİZSEN YOKSANKalemimden Dökülenler-3DOSTSABAH UYANDIĞIMDAMUSTAFA KEMAL (Atilla İLHAN)AŞKINA İNANANNE23 Nisan Size Neyi Hatırlatıyor?ONUR AKVARYUM ISPARTAÇANAKKALE ŞEHİTLERİBrezilya NakışıTEL KIRMA KINA SETİMavi TrenSevmek Varken Savaşmak mı? Niye ?YENi YILUTANMASAMÖĞRETMENİMEn Yaşanabilir 2. Şehir ISPARTARUHUN ŞAD OLSUN ATAM

Linklerim

ONUR AKVARYUM (ISPARTA)BAĞILLI BLOGCU (YENİ)DOSTLUK DİYARI (SESLİ SOHBET SİTESİ)SON DAKİKA HABERMOR ÖLÜM (M.HASPOLAT)



ARKADAŞ



İnsanlık ölmüş demekle, insanlık ölmez

Sen insansan eğer, ben insansam

Yani biz insansak,

Ölmemiş demektir insanlık

Sakın unutma bunları,

Eğer açsa insanlar, açıkta ise

Onları doyurmak, üstlerini örtmek değil,

Yol göstermektir onlara, görevimiz

Vazgeçmeden ilkelerden,

Çağa uygun hale getirerek inkılapları,

Sahiplenerek, ülkemize, toprağımıza

İşlemektir özümüzü, motif motif vatana

Hedefimiz güçlü Türkiye,

Hep beraber Atamızın izinde,

Ulaşacağız, bu değerli ve de büyük ülküye

Unutma bunu unutma arkadaş…

2.9.2009 | Kategori: SiiRLER | Yorum (1) Yorum yaz! Kalici Baglanti


17 AĞUSTOS

 

Yıl bin dokuz yüz doksan dokuz,
Ağustosun on yedisi ,
Saat gecenin bilmem kaçı?
Uykuda cümle alem farkında değiller belli, 

 

Yıl bin dokuz yüz doksan dokuz,
Ağustosun on yedisi , 
Gökyüzünü sarmış kara bulutlar,
Ağlıyor ana, baba, gardaş ,
Yas tutuyor amca, hala, dayı. 

Yıl bin dokuz yüz doksan dokuz,
Ağustosun on yedisi ,
Nasıl bir acı bu ya Rab ?
Enkaz altında üç fidan,
Ne söylenirdi gidenlerin ardından? 
Henüz okul çağında bir kız çocuğu,
Evliliklerinin baharında iki sevdalı.
Bu kadar mı cana susadın ey kara toprak?

Yıl bin dokuz yüz doksan dokuz,
Ağustosun on yedisi ,
Aydınlatmaz geceyi ayın ışığı,
Ne desem bilmem ki, nasıl anlatsam,
İçimde ki acıyı kimlerle paylaşsam,
Kan ağlıyor ülkem, yanıyor kasabam,
Dayanır mı bu acıya can ?

 Ruhlarınız Şad olsun (1999)

17.8.2009 | Kategori: SiiRLER | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti


KÜÇÜK ADAM

KÜÇÜK ADAM

 

Ali BİLGİLİ

 

Elleri küçücüktü daha, sattığı simitler ellerinden büyük... Yaklaştım yanına, başladım sormaya... İlköğretim üçüncü sınıfmış, babası belediyede geçici işçi. Abisi okumuş memur olmuş, bir daha ne aramış ne de sormuş. Gözlerim alalade elbiselerine takıldı. Birkaç yeri yamalı soluk renkli, fakat tertemizdi kalbi gibi... Ayaklarında ayakkabıdan kesme terlik, yüreğinde ise sapasağlam mertlik vardı. Ben sordukça içi eziliyordu belli, günde kırk elli simit satıyormuş. Her sattığından cüz'i bir yüzde alıyormuş. Ne yapayım abi kalem alacak param yoktu. Defterim bitmek üzere, babamdan isteyemedim. Kendim alabilirim diye düşündüm dediğinde, gözleri dolmuştu benim gibi, derslerin nasıl dedim bir anda hüznü dağıldı. Hepsi pekiyi derken, küçücük yüzünde güller açtı, gamzeleri belirdi. Büyüyünce ne olmak istiyorsun dedim. Henüz karar vermemiş ama yinede biraz düşünmüş. Belki de ezilmişlikten kurtularak simit selesini yere bıraktı, boynuma sarıldı. Adam olacağım sadece adam diye haykırdı. Ve çekti gitti kollarımın arasından...

9.8.2009 | Kategori: DENEMELER | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti




<<Önceki Sayfa
|1/16|